Everest Yayınları
409 sayfa
1. Baskı: 1997
43. Baskı: Ekim 2013
Her ne kadar ilk bakışta dil bilgisi kitabı gibi algılansa da dilimizdeki yanlış kullanımlara yönelik çeşitli kesimlerden çokça örnek barındıran, gayet esprili bir dille yazılmış eğlenceli bir kitap aslında Türkçe Off.
Kitap 272 sayfa, ancak yazarımız kitabına yönelik olumlu olumsuz eleştirilere de yer vermiş kitabın sonunda.
Neler neler yok ki kitapta:) Siyasilerin gaflarından dönemin toplumsal, politik eleştirisine; saçma şarkı sözlerinden anlamsız reklamlara kadar her şey var:) Spikerler, siyasiler, sanatçılar, gazeteciler velhasıl kelam herkes muazzam saçmalamış:)
Benim çocukluğumda Tansu Çiller'in gafları meşhurdu:) Hey gidi hey bu kitap sayesinde o günlere de gitmiş oldum:)
Eleştiri kısmındaki bazı yazıları çok agresif buldum ayrıca. Yazarın verdiği cevaplar ise muhteşem, ince bir zekanın ürünü!:)
"Türkler anadillerini pek sevmez. Düşünmeyi de sevmez zaten. Siz bakmayın düşünceleri varmış da bunları bir türlü anlatamıyormuş gibi iki sözün arasına İngilizce sözcükler sıkıştıranlara. Bunlar genellikle "-mış gibi yapanlar"dır."
"Televizyon, tüm kötü güçlerin 60-70 yılda, daha geniş düşünürsek 600-700 yılda yapamadığını 10 yılda yaptı. İnsanları ne söylediğini bilmez, söyleneni anlamaz duruma getirdi."
"Can alıcı, daha da önemlisi rating arttırıcı haberler bulmak için nasıl yırtındıklarını görünce insanın içini acıma ile ayıplama arasında kolay adlandırılamaz garip duygular kaplıyor."
(Bu durum bana da çokça oluyor:) Başkası adına utanma diyorum ben buna, çok fena bir his valla!)
"II. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'da fırınlardan önce tiyatro salonları açılırken gerekçe net bir biçimde söylenmişti: "Yıkılan insanı onarmaya çalışmak." "
"Yalanlar, yanlışlar kabul görmeye başladığında ne onların nerede duracakları bellidir ne de sizin nerede "Yeter!" diye bağıracağınız. Yalanı bağışlamak her alanda ona alışmayı gerektirir ki bir süre sonra yöneticilerin yalanları da batmaz insana, politikacıların, din adamlarının ya da başkalarının yalanları da."
Kitap Tanıtımından:
Yalnızca bir iletişim aracı olarak görmeye alıştırdığımız, belki de bu yüzden hafife almaya başladığımız dil, aslında yaşamımızı belirleyen en önemli kültürel etken. Dilimizin yoğurduğu bir zihinle düşünüyor, hissediyor ve bunları yine dili kullanarak aktarıyoruz. Dildeki bozulma, yaşamı algılayışımızı, kurgulayışımızı, yaşama sahip çıkışımızı etkilediği gibi, iletişim kazalarına da yol açabiliyor.
Feyza Hepçilingirler bu kitapta, bir yandan dilimize sahip çıkmanın anlamını tartışırken, bir yandan da doğru Türkçe'nin bilgisini sunuyor okurlara. Dilimize ayna tutarken yaşadıklarımıza da tanıklık eden bu yazılar, Türkiye'yi birçok boyutuyla yansıtıyor.
"Bunca sorun dururken dille uğraşmayı gereksiz bulanlar var mıdır, bilemiyorum. Gereksiz değildir; çünkü dildeki bozulma, hem o sorunların göstergesidir hem de dolaylı olarak nedeni. Türkçe'nin bu kadar kötü kullanılıyor olması, bütün işlerin kötüye gidiyor olmasından bağımsız mı?"
(Tanıtım Bülteninden)
