kırmızı kedi yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırmızı kedi yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2016 Pazartesi

DR. JEKYLL VE MR. HİDE'IN TUHAF HİKAYESİ- Robert Louis Stevenson


119 sayfa
Kırmızı Kedi Yayınevi
Çeviri: Aylin Yengin
1. Basım: Temmuz 2014
2. Basım: Ocak 2015

Kitabın filmini küçükken, hasta olduğum bir gece izlemiştim, parliament sinema kulübü pazar gecesi kuşağında:) Nasıl heyecanla beklerdim pazar gecesini:) Ertesi gün bildiğin pazartesi, okul var, sendrom olması lazım ama mutlu olurduk pazar geceleri:) Hey gidi günler hey!:)

Ateşim düşmeyince hastaneye gittiğimizi ve iğne vurunduğumu da hatırlıyorum:) O yüzden Dr. Jekyll'ın yeri bende ayrıdır:)

24 Ekim 2016 Pazartesi

MENEKŞELER ATLAR OBURLAR- Hüsnü Arkan


206 sayfa
Kırmızı Kedi Yayınevi
1. Basım: 2001
Kırmızı Kedi'de 1. Basım: Mart 2012
Kırmızı Kedi'de 4. Basım: Mart 2016

Hüsnü Arkan'ı ilk olarak Ölü Kelebeklerin Dansı kitabıyla tanımıştım. Kurgusu ve konusunu çok beğenmiştim. 

Sonrasında Mino'nun Siyah Gülü'nü okudum. O kitabını da çok severek, hayranlıkla okumuştum..

Sonraki kitaplarını ise hiç düşünmeden kampanya oldukça sepete attım.

Hatta yeni kitabı da çıkmış, Gülhisarlı Terziler...

28 Nisan 2016 Perşembe

KARIŞIK KASET- Uygar Şirin



290 sayfa
Kırmızı Kedi Yayınevi
1. Basım: Şubat 2013
2. Basım: Ekim 2014

Ahhhh 90'lar... Seni hem sevdim hem senden nefret ettim... (Sezen Aksu- Sarışınım- Sezen Aksu'88 albümünden:) Benim de fonda şarkılarım çalıyor artık Ulaş gibi:))

Ne yıllardı bee! Ben 1982 doğumluyum, 90'lı yıllarda çocukluğunu sokaklarda, bilgisayarsız, tabletsiz, cep telefonu olmaksızın yaşayabilmiş son nesiliz biz...

Dizleri yaradan geçilmeyen, acıkınca salçalı ekmeğini kapıp gene sokağa koşan, oyundan kopmamak adına çişini son raddeye kadar tutan, annesini "ezan okundu hadi artık eve!" diye bas bas bağırtan, haberleşmek için arkadaşının kapısına kadar giden, teknolojinin hayatımızı kolaylaştırmak adına daha da karmaşıklaştırmadığı, tavuğun, domatesin, salatalığın nasıl güzel koktuğunu ve nasıl da lezzetli olduğunu bilen bir kuşağız...

1 Nisan 2016 Cuma

HIRSIZ VE KÖPEKLER - Necib Mahfuz


119 sayfa
Kırmızı Kedi Yayınevi
Çeviri: Avi Pardo

Kahire Üçlemesini (Saray Gezisi, Şevk Sarayı, Şeker Sokağı) okuduktan sonra "ben bu adamın bütün kitaplarını okurum nasılsa" deyip internet sitelerinin birinde denk geldiğim %50 indirimden, kampanyadaki bütün eserlerini toplamıştım Mahfuz'un. 

Şimdi de ne zaman okumam ağırlaşsa akıcı anlatımına güvendiğim Mahfuz'a sığınırım.

28 Mart 2016 Pazartesi

İKİ KIZ KARDEŞ- Edith Wharton


115 sayfa
Kırmızı Kedi Yayınevi
Çeviri: İlknur Özdemir

Konu ne kadar sıradan olursa olsun klasikleri klasik yapan farklı, naif bir anlatım var! 

Misal 115 sayfalık bu kitabı Türk yapımcılar dizi haline getirmek istese 5345 bölümlük gayet cıvık, "yok artık daha neler" dedirtecek ölçüde felaketler silsilesinin birbirini izlediği bir hale getirebilirlerdi eminim!:) Zira konu buna müsait:)

Klasik okumalarıma Satranç'la başladım ve evet onun da yorumunu hala yazmadım:/ Aslında yazmadığım baya kitap birikti...Şu depresif günlerde sadece okumak istedim, bir şeyler anlatmaya mecal bulamadım kendimde...

6 Ekim 2015 Salı

MİRAMAR - Necib Mahfuz


175 sayfa
Kırmızı Kedi Yayınları
Çeviri: Suat Ertüzün

Necib Mahfuz'un bende ayrı bir yeri vardır. Yazarın Kahire Üçlemesini ( Saray Gezisi, Şeker Sokağı, Şevk Sarayı) ve Aşk Zamanı'nı okumuştum daha önce.

17 Nisan 2015 Cuma

Bilinmeyen Adanın Öyküsü- Jose Saramago


Kırmızı Kedi Yayınları
Çeviri: Emrah İmre
58 sayfa


Adam bilinmeyen adayı keşfetmek için kralın kapısına dayanır, istediği bir teknedir. Bürokratik engelleri aşarak isteğini sonunda krala bildirir. Bilinmeyen ada kalmış mıdır ki? Kralı ikna eden adam limana gider teknesini almaya ama peşinden biri daha gelmektedir:)

14 Şubat 2015 Cumartesi

KİRPİNİN ZARAFETİ- Muriel Barbery


Kırmızı Kedi Yayınları
300 sayfa
Çeviri: Işıl Ergüden


Bu kitabı listeme eklediğimde piyasada yoktu, sahafa gittiğimde almak üzere not etmiştim ama İdefix'in 2014 sonundaki sanal kitap fuarında, Kırmızı Kedi Yayınları'nca basıldığını görünce hemen aldım.

Renee, 54 yaşında, Paris'te zenginlerin oturduğu bir apartmanda kapıcılık yapan ancak normal kapıcılara benzemeyen, zeki, entelektüel, öğrenmeye karşı sonsuz bir açlık taşıyan bir kadındır. Ancak bu özelliklerini herkesten büyük bir özenle saklar; çünkü sıradan olmak daha doğrusu sıradan görünmek,  kimse tarafından rahatsız edilmemenin ön koşuludur.

5 Aralık 2014 Cuma

AŞK ZAMANI- Necip Mahfuz


Kırmızı Kedi Yayınları
133 sayfa
Çeviri: Dilek Şendil

Necip Mahfuz okumaya Kahire Üçlemesiyle (Saray Gezisi, Şevk Sarayı, Şeker Sokağı ) başlamış ve yazarı neden bu kadar geç keşfettim diye üzülmüştüm. Yazarın dili öylesine akıcı ki daha ilk satırlardan itibaren gerçek dünyadan kopup kendinizi hikayenin içinde buluyorsunuz.

Kitabımızın konusuna kısaca değinirsek, Ain Hanım, herkesin saygı duyduğu, zengin ve hayırsever bir kişidir, oğlu İzzet 6 yaşındayken dul kalmıştır. Roman, İzzet'in hayatı ve seçimleri üzerinden ilerlemekte.

Aşk Zamanı da gayet akıcı, güzel bir roman ancak bana olaylar çok çabuk gelişti gibi geldi. Haydi hooop İzzet birden büyüdü, bi baktık yaşlandı falan...Kahire üçlemesinde derin karakter ve durum tahlilleriyle üç kuşağın hikayesini toplamda 1302 sayfada (Saray Gezisi 527, Şevk Sarayı 448, Şeker Sokağı 327) okuyunca bu roman bana gayet hızlı geldi tabi:) Ama Necip Mahfuz okumaya başlamak için güzel bir tercih olabilir...

"Bizim oralarda kusurlar bire bin katılarak aktarılır, ama iyilikler başka çare kalmayana kadar göze görünmezdi."

"Bu dünyada mutluluğun sırrını biliyor musun?" diye sordu.
"Tanrı'nın ilelebet senden saadeti esirgememesi."
"Yok. Parayı yalnızca yaşam aracı olarak görmektir."

"Fedakarlık... yani fedakarlığın değerini kabul etmek gerekmez mi?"
İzzet gülmeye başlamıştı yine, "Tabi gerekmez, mazeretsiz aptallıktan başka bir şey değildir zira."


Kitap Tanıtımından:

Yirminci yüzyılın ilk yarısında, Kahire; varlıklı, dul bir kadın: Ain hanım. Şımartarak büyüttüğü oğlu İzzet, arkadaşı Hamdun, ikisinin de âşık olduğu güzel Bedriye ve bahtsız Seyyide; bütün bir mahalle ve o mahallede Mısır'ın saklı yüzü. Necip Mahfuz, Aşk Zamanı'nda okurunu umutsuz bir aşkın çevresinde ördüğü entrikalara, yeraltı örgütlerine, örtünmeye mahkûm kadınların cesaretle adım attığı tiyatro ve gösteri dünyasına götürüyor. Gerçekleşmeyecek hayallerin peşinde koşan, yolunu tesadüflerle ören ve kendi tercihi olan yalnızlığın içinde avunmaya çalışan amaçsız ve hedefsiz İzzet, en yakınlarının kaderini değiştirecek adımı attığında bu seçimin yalnız onlara değil kendine de ihanet olduğunu çok sonra anlayacaktır. 

Kulüpteki odasına kapanıp hayatını gözden geçirmeye başladı. İlk kez değildi, ancak duyguları altüst olmuştu. Önceleri boşluktan bunalırdı, fakat sonra o boşluğu inanmadığı bir işle doldurmuştu. Doldurmamış mıydı? Oysa İzzet ne tiyatro adamıydı ne de gece kulübü ona göreydi. "Ömrümde yaptığım işler bir şeylerden, arzuladığım şeylerden ya da intikam duygularından kaçış oldu hep," diye geçiyordu zihninden. "Beni yoldan ilk çıkaran annemdi, tamamen iyi niyetle hareket etmişti oysa. Böyle şeyleri anlama ya da sindirme yeteneğinden yoksunum. Tek istediğim biraz huzur. Kendimle barışık olmaya ihtiyacım var."




23 Eylül 2014 Salı

YEŞİL- İnci Aral (Yeni Yalan Zamanlar 1)





Kırmızı Kedi Yayınları
470 sayfa- cep boy




Yeşil, Yeni Yalan Zamanlar adıyla 94 yılında yayımlanmış, sonrasında yayımlanan Mor(2003) ve Safran Sarı (2007) romanlarının, bu romanla bütünlük oluşturması nedeniyle yazar, ilk kitaba Yeşil adını vermiş ve Yeni Yalan Zamanlar başlığı altında toplamış bu üç romanı. 

Serinin daha önce Mor isimli kitabını okumuştum, konusunu tam olarak hatırlayamıyorum (11 sene olmuş okuyalı, hatırlamamam normaldir umarım!) ama beğenmiştim. Nerden esti bilmiyorum ama serinin tamamını okuyayım dedim.

Öncelikle kitap öyle çıtır çerez bir kitap değil; roman içinde roman barındıran, iç içe geçmiş ilişkilerle insanın kafasını karıştıran, 5 farklı sona sahip, bana göre okunması zor olduğu kadar anlatması da zor bir kitap...Kitabın tanıtım yazısı oldukça açıklayıcı olmuş, daha fazla kelam etmeyeceğim o yüzden. 




"...Her ilişkide o ilişki sürüp giderken yaşayanlarca bile çözülemeyen kimi belirsizlikler, anlaşılmazlıklar ve karanlık noktalar vardır. Bu yüzden o öyküyü üçüncü kişilere anlatırken korkunç yanılgılara düşebiliriz. Haklı çıkma kaygısıyla bilmeden haksızlık edebilir, günahlarımızı tümüyle unutup iyiliklerimizi abartabiliriz."

"...Hepimizin iyiliği için! Dayatılmış hiçbir iyinin, hiçbir doğrunun herkes için her zaman iyi ve her zaman doğru olamayacağını hatta her durumda daha kötü olacağını bile bile."

"...Acizliği beni gözden çıkarmak zorunda bıraktı onu. Çözemeyeceğini sandığı bir durumu görmezden gelmenin en kolay yol olduğunu kabul etmeye oldum olası eğilimi vardı zaten."


Kitap Tanıtımından:


İlk kez Yeni Yalan Zamanlar adıyla yayımlanan Yeşil, İnci Aral'ın yazarlığında yeni bir dönemeç açmış bir roman. Yayımlandığı 1994 yılında bugünlerin Türkiye'sini görebilmesiyle de önemini korumayı sürdürüyor. Kahramanlar günümüzün kahramanları: Dinsel öğreti ve baskıyla yetiştirilmiş ensest kurbanı bir genç kadın, intiharın eşiğinde tutunamamış bir gazeteci ve onların dokunaklı aşkı. Bu aşk çevresinde tarihi eser kaçakçısı bir dayı, köşe dönmüş ünlü bir fotoğrafçı ve onun tarikatçı-punk sevgilisi de yer alırlar. Ülkedeki sanat düşmanı yönetim yüzünden üretemez duruma düşmüş sanatçıların toplandığı ve zararsız eserler vermeye zorlandıkları gizli merkezdeki ilginç sorgucu tipleri ise ortamı daha da karanlık hale getiriyor. 
Anayasanın değiştirilmesi ve modası geçmiş laisizm edebiyatı tartışmaları arasında, ekranlarda yaşanan sansür ve bayağılıklar, yakında küp biçimi alacak domatesler, ikiyüzlü kasaba ahlakı, korkular, yeni diye sunulan değerler içinde şizofrenik bölünmelere uğrayan ve varoluşlarını yeniden sorgulayan genç kuşaklar. Kısaca şu anda ne yaşanıyorsa hepsi. Romanın ironik dili gerçeğin acısını hafifletmeye yetmese de zevkli bir okuma serüveni vaad ediyor.