21 Ocak 2015 Çarşamba

TÜRKÇE OFF- Feyza Hepçilingirler


Everest Yayınları
409 sayfa
1. Baskı: 1997
43. Baskı: Ekim 2013

Her ne kadar ilk bakışta dil bilgisi kitabı gibi algılansa da dilimizdeki yanlış kullanımlara yönelik çeşitli kesimlerden çokça örnek barındıran, gayet esprili bir dille yazılmış eğlenceli bir kitap aslında Türkçe Off.

Kitap 272 sayfa, ancak yazarımız kitabına yönelik olumlu olumsuz eleştirilere de yer vermiş kitabın sonunda.

Neler neler yok ki kitapta:) Siyasilerin gaflarından dönemin toplumsal, politik eleştirisine; saçma şarkı sözlerinden anlamsız reklamlara kadar her şey var:) Spikerler, siyasiler, sanatçılar, gazeteciler velhasıl kelam herkes muazzam saçmalamış:)

Benim çocukluğumda Tansu Çiller'in gafları meşhurdu:) Hey gidi hey bu kitap sayesinde o günlere de gitmiş oldum:)

Eleştiri kısmındaki bazı yazıları çok agresif buldum ayrıca. Yazarın verdiği cevaplar ise muhteşem, ince bir zekanın ürünü!:)



"Türkler anadillerini pek sevmez. Düşünmeyi de sevmez zaten. Siz bakmayın düşünceleri varmış da bunları bir türlü anlatamıyormuş gibi iki sözün arasına İngilizce sözcükler sıkıştıranlara. Bunlar genellikle "-mış gibi yapanlar"dır."

"Televizyon, tüm kötü güçlerin 60-70 yılda, daha geniş düşünürsek 600-700 yılda yapamadığını 10 yılda yaptı. İnsanları ne söylediğini bilmez, söyleneni anlamaz duruma getirdi."

"Can alıcı, daha da önemlisi rating arttırıcı haberler bulmak için nasıl yırtındıklarını görünce insanın içini acıma ile ayıplama arasında kolay adlandırılamaz garip duygular kaplıyor."
(Bu durum bana da çokça oluyor:) Başkası adına utanma diyorum ben buna, çok fena bir his valla!)

"II. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'da fırınlardan önce tiyatro salonları açılırken gerekçe net bir biçimde söylenmişti: "Yıkılan insanı onarmaya çalışmak." "

"Yalanlar, yanlışlar kabul görmeye başladığında ne onların nerede duracakları bellidir ne de sizin nerede "Yeter!" diye bağıracağınız. Yalanı bağışlamak her alanda ona alışmayı gerektirir ki bir süre sonra yöneticilerin yalanları da batmaz insana, politikacıların, din adamlarının ya da başkalarının yalanları da."


Kitap Tanıtımından:
Yalnızca bir iletişim aracı olarak görmeye alıştırdığımız, belki de bu yüzden hafife almaya başladığımız dil, aslında yaşamımızı belirleyen en önemli kültürel etken. Dilimizin yoğurduğu bir zihinle düşünüyor, hissediyor ve bunları yine dili kullanarak aktarıyoruz. Dildeki bozulma, yaşamı algılayışımızı, kurgulayışımızı, yaşama sahip çıkışımızı etkilediği gibi, iletişim kazalarına da yol açabiliyor. 

Feyza Hepçilingirler bu kitapta, bir yandan dilimize sahip çıkmanın anlamını tartışırken, bir yandan da doğru Türkçe'nin bilgisini sunuyor okurlara. Dilimize ayna tutarken yaşadıklarımıza da tanıklık eden bu yazılar, Türkiye'yi birçok boyutuyla yansıtıyor.

"Bunca sorun dururken dille uğraşmayı gereksiz bulanlar var mıdır, bilemiyorum. Gereksiz değildir; çünkü dildeki bozulma, hem o sorunların göstergesidir hem de dolaylı olarak nedeni. Türkçe'nin bu kadar kötü kullanılıyor olması, bütün işlerin kötüye gidiyor olmasından bağımsız mı?" 
(Tanıtım Bülteninden)

6 yorum:

  1. bence okunması ve okullarda okutulması gereken kitaplardan , hatta daha da ileri gidiyorum ve Hepçilingirler'in bütün kitaplarını okumak lazım diyorum :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bence de! tarzına bayıldım zaten!:) inceden inceden eleştirileri çok güzeldi:) eleştiriler kısmında "yazar -kadın yazar" meselesi üzerindeki cevabı süperdi yaa:))
      diğer kitaplarını da çoook merak ediyorum!

      Sil
  2. "Televizyon, tüm kötü güçlerin 60-70 yılda, daha geniş düşünürsek 600-700 yılda yapamadığını 10 yılda yaptı. İnsanları ne söylediğini bilmez, söyleneni anlamaz duruma getirdi." Gerçekten çok doğru. Bir de sınav sistemi, testler adamakıllı cümle kurup kendimizi ifade etmeyi unutturdu. Ben üniversiteye ilk başladığımda bunu yaşadım. Üstelik sınava hazırlanırken haftada 3 kitap okumama ve öncesinde yazılı sınavlarda vs çok iyi olmama rağmen.

    Bu arada yeni teman güzel olmuş :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. evet çok haklısın! eğitim sistemimiz düşünmeyi, eleştiri yapabilmeyi, kendini güzel bir şekilde ifade edebilmeyi destekler tarzda değil malesef:( aynı güçlüğü ben de yaşamıştım üniversiteye başladığımda...içimiz dışımız test olmuştu. sorunun cevabını bilmiyorsan dahi doğru cevaba nasıl ulaşılacağı konusunda yöntemler öğretilmişti...sonra da üniversitede koca sınav kağıdını nasıl dolduracağımı şaşırmıştım...sonra aynı şeyi iş sınavlarına hazırlanırken bir kez daha yaşadım. Kpss için yine test tekniklerine gömülmüş olduğumdan kurumların sınavlarında bayaa bocalamıştım.
      teşekkür ederim:) ben teknoloji özürlü olduğumdan beyim sevabına yapıverdi:)

      Sil
  3. Çok merak ettim şimdi kitabı. Okurken eğlendirecek, gülümsetecek kitaplar da okumalı insan arada.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle:) bariz saçmalamalar haricinde aslında çok da yadırgamadığımız bir takım yanlış kullanımlara ilişkin örnekler de vermiş yazar. kitabın genelinde de ince bir mizah var:)

      Sil