17 Şubat 2015 Salı

KOLO- Vedat Dalokay



Yapı Kredi Yayınları
80 sayfa
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
1. Baskı: Redhouse Yayınları 1979
5. Baskı: Nisan 2014

Ankara'ya ilk geldiğimde Vedat Dalokay parkı, nikah salonunu duymuştum ama kimdir necidir bilmiyordum. Sonrasında bir dönem Ankara belediye başkanlığı yaptığını öğrenmiştim.

Bir vesileyle Vedat Dalokay hakkında biraz araştırma yaptım ve "vay be" dedirtecek şeylerle karşılaştım.

Bir vakit Kocatepe Camisi'nin mimarının Vedat Dalokay olduğunu duymuştum. Öncelikle bu yanlışmış! Doğrusunu öğrenince çok şaşırdım! Şöyle ki;

Dalokay ve Nejat Tekelioğlu, 1957 yılında, Türkiye Devrim Diyanet Sitesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği'nin açtığı yarışmayı kazanırlar, temeller atılır; ancak proje fazla modern bulunur, en çok yapılan eleştiri de minarelerin füzeye benzediği şeklindedir.

Sonunda Dernek bu projeden vazgeçer, atılan temeller dinamitlenerek sökülür. 1967’de, Fatin Uluengin ve Hüsrev Tayla'ya, daha geleneksel stilde ve büyük ölçüde İstanbul’daki Sultanahmet Camisi’ni örnek alan başka bir proje çizdirilir ve caminin temelleri atılır. Ve olur size Kocatepe Cami!

Dalokay, 1969 yılında Pakistan’da düzenlenen proje yarışmasına, Kocatepe Camisi için düşündüğü proje üzerinde bazı değişiklikler yaparak katılır ve yarışmayı kazanır.  Wikipedia'ya göre 5000 m² üzerine kurulu, 74.000 kişi kapasiteli olan bu cami, dünyanın en büyük ve gözde camilerinden biriymiş.


Dalokay, İspanya'da Bask militanlarının idamını protesto etmek için İspanya Büyükelçiliği'nin suyunu elektriğini kestiği gerekçesiyle DGM'de yargılanmış; sonrasında beraat etmiş.

Ve daha neler neler...

1979 Dünya Çocuk Yılı için bir masal yazdığını da öğrenince hemen edindim bu kitabı...

Kitapta anlatılanlar Vedat Dalokay'ın çocukluk anıları aslında... Eşi ve iki çocuğunu kan davasında kaybeden Şako Bacı'nın keçilerinden (en sevdiğinin adı Kolo'dur) başka kimsesi kalmaz ve şimdilerde Keban Barajı'nın altında kalmış olan Borkin köyüne gelir. Köyün ağasına (Dalokay'ın dedesi) sığınan Şako Bacı'ya barınması için bir yer verilir. Ağanın torunu (Dalokay) ile Şako Bacı arasındaki dostluk öyküsü anlatılır bu masalda...

Gayet yalın, samimi, içinizi ısıtan, yer yer güldüren ama çoğunlukla hüzünlendiren bir masal...

Dalokay tabi ki her şeyi olduğu gibi anlatmamış, bazı olayları olmasını istediği şekilde yazmış, iyi de yapmış:) 

"Üstelik düş karışmamış ham gerçeğin pek öyle tadı yoktur." demekte de pek haklı Dalokay.

Konunun uzmanı değilim ama kitabı +10 yaş olarak gördüm ben, zira kan davasını ve bir yerde geçen pzvk kelimesini nasıl anlatırım 10 yaşın altındaki çocuklarıma bilemedim. Yapı Kredi de 9-12 yaş olarak sınıflandırmış zaten şimdi arkasına bakınca gördüm:)

Kolo, 1980’de TDK Çocuk Yazını Ödülü’nü, 1995 yılında da American Library Association tarafından verilen Mildred L. Batchelder Ödülü’nü kazanmış. Ayrıca İngilizce, Almanca ve Danca'ya da çevrilmiş.

Altı Çizilenler:

"Gurban, Yaradan'ın emri, ölürsem, biliyorum yıla bile kalmaz bir mendil toprak olup tarlaya, suya kavuşacağım. Oradan buğday başaklarına yürüyeceğim. Badem dallarında çiçek, iğdelerde koku olacağım. Çayırda çim, Kolo'nun memelerinde, bak işte bu kovadaki gibi süt olacağım. İçenin kanında, senin etinde, kemiğinde, gözünün nurunda olacağım gurban."

"Anlıyordum, Şako Bacı'yla ölüm arasında bir çizgi yoktu, iç içeydi onlar. Suyun tarlada emilişi, uçup göğe yükselişi, çağlanın sertleşip badem oluşu, güneşin yeniden doğmak için batışı gibi ölüm de yeni bir yaşama başlamak içindi."


Kitap Tanıtımından:

“...‘ölüm, bir yaşamın devamı ise, ölenler bir mendil toprak olup toprağa, suya kavuşuyorsa; (...) ‘çocukluğunu hiç yitirmeyen’ bir Dalokay da yaşamını bütün çocukların gözlerindeki parıltıyla, dudaklarındaki gülümsemeyle sürdürüyor olabilir.”


Mümtaz Soysal




“Benim diyen yazarı bile kıskandıracak güzellikteki bu masal, çocuk edebiyatımızın kuşkusuz başyapıtlarından biridir.”

Demirtaş Ceyhun



“Yiğit dostum Vedat Dalokay’ın bu masalı; Nâzım’ın Sevdalı Bulut’u, Yaşar Kemal’in Ağrı Dağı Efsanesi gibi Türk çocuk yazınının en güzel yapıtlarından biridir.”

Tahsin Saraç



Kolo dağların, çocukluğun, sevmenin masalı...

Yokoluşun, Keban Barajı’nın suları altında kalan Borkin köyünün inceden inceye ağıtı; anlatımı, anlattıkları ve hatırlattıklarıyla düşle gerçek arasında görünmez bir köprü...
Vedat Dalokay 1979 Dünya Çocuk Yılı için yazdığı bu masalı, yediden yetmişe tüm kuşaklara armağan etti.

10 yorum:

  1. bu nasıl süper biridir ya, fena halde merak ettim ben de ama :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atatürk Bulvarını genişletmek için bir miktar arsa istediği elçiliklerin yer vermemesi üzerine elçilikler tarafındaki kaldırımları da daraltmış:)) dar kaldırımların sırrını da çözmüş oldum böylece:))
      daha neler neler yaa:))
      hayatını okuyunca kitabını da mutlaka okumalıyım dedim zaten:)

      Sil
  2. Arada içimizi ısıtacak masallar da okumalıyız. O samimiyeti, sıcaklığı hissetmek için...

    YanıtlaSil
  3. Bu değerli insanımızın adını duymuştum daha önce. Ancak pek fazla tanımıyordum kendisini. Yazdıklarınız kadarı ile bile hayran kaldım. Daha çok tanıyıp kitaplarını okumak istiyorum. Notlarımı aldım. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayran olmamak elde değil! bir dönem belediye başkanlığı yapmış olması üzücü...ben teşekkür ederim katkınız için:)

      Sil
  4. Merhaba ,
    Blog keşif etkinliğinden geldim..
    Sizi takibe aldım, bende bloguma beklerim ..
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  5. Ama ama bu kitabı hemen almalıyım o zaman! Çok merak ettim yazarı Bask filan :D İade-i ziyarete geldim takibe aldım çok sevgiler :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoşgeldiniz:) ya evet, Bask olayı gayet vurucu etki yapıyor insanda!:) İlhan Tekeli'nin makalesinde okumuştum, DGM'de de Picasso’nun Guernica’sından, Lorca’nın şiirlerinden söz eden gayet hümanist bir savunma yapmış kendisi!
      teşekkürler katkınız için, sevgiler...

      Sil