8 Eylül 2016 Perşembe

CAM ÇOCUK- Jodi Picoult


604 sayfa
April Yayınları
Çeviri: Cihat Taşçıoğlu

Bu aralar okuyamama halinde olan bir ben miyim yoksa genel bir eğilim mi acaba? Şiddetli derecede odaklanamama, kafayı toplayamama hali vuku buldu...

Tatilde hele elim hiç kitaba gitmiyor... Yılda bir iki defa görebildiğim ablamları ziyaret söz konusu olunca tabi haliyle kitap okumaya fazla vakit kalmıyor:)
O sebepten tatil dönüşünde, beni yormayacak, kendi kendini okutacak kitaplar itinayla raftan seçilir; hele ki bu bir Picoult kitabıysa "bir bölüm daha okuyayım, ama olmadı şimdi, sonraki bölümde ne olacak ki acaba, hadi onu da okuyayım, e sabah da erken kalkmam lazım ama az uykunun çok bi zararı olmaz herhalde" diyeee diyee sayfalar hararetle çevrilir ve nihayetinde ciğeriniz deşilir, eliniz böğrünüzde kalakalırsınız...

Picoult'un Hikayeci kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. İlk kampanyada 3-4 kitabını daha sepete atmıştım. Bu kitap da onlardan biri işte:)

İsminden de anlaşılacağı üzere cam kemik hastalığı olarak bilinen osteogenesis imperfecta hastalığıyla doğan Willow, 6 yaşında olmasına rağmen oldukça zeki ve sempatik bir çocuktur.

Annesi Charlotte pasta şefiyken Willow'un özel durumu nedeniyle işi bırakmayı tercih etmiş ve kendini tam zamanlı olarak Willow'a bakmaya adamıştır.

Tabi bu durum Charlotte'un önceki ilişkisinden olan kızı Amelia için de oldukça zorlayıcıdır. Her ne kadar kardeşini sevse de kendisini değersiz, ikinci plana atılmış, işe yaramaz bir birey olarak görür.

Disney World gezisinde başlarının polisle derde girmesi nedeniyle bir dava açmaya karar verir  aile. Ancak başvurdukları avukat, dava açmak istedikleri nedenin "dava konusu" oluşturmayacağını ancak Willow'un durumunun hamilelikte belirlenip kürtaj seçeneğinin aileye sunulmaması nedeniyle dava açılabileceğini söyler...

Bu durumda davalı taraf, Charlotte'un en yakın arkadaşı ve doktoru olan Piper olacaktır.

Henüz anne karnındayken kemikleri kırılmaya başlayan Willow'un kısa yaşamında yaşadığı ve sonrasında yaşayacağı acıların ve gelecekte rahat bir yaşam sürmesinin bedelini Charlotte ödeyebilecek midir?

 Bir dostu kaybetmek ve toplum tarafından "kızının hiç doğmamış olmasını dileyen" bir anne olarak dışlanma riskini göze alabilecek midir?

Önceki kitabında olduğu gibi yine karakterler bölümler halinde olayları kendi açılarından anlatıyorlar... Buradaki tek fark karakterlerin olayları Willow'la konuşur gibi aktarmaları...

Ayrıca Charlotte'un ara ara, duruma uygun olarak verdiği pasta tarifleri ve içerdiği mesajlar da çok etkileyiciydi...

Altı Çizilenler:

"Kalp de dahil olmak üzere bir çok şey kırılır. Yaşamdan alınan dersler fikir olarak değil, yara izi ve nasır olarak birikir."
Wallace Stegner- Seyirci Kuş

"Yiyecek, komşu yardımı kavramının para birimidir."

"Seçenekler tuhaftır. Sonsuzluk kadar eski zamanlardan beri ağaç dalları ve kökleri yiyen ilkel bir kabilenin üyelerine mutsuz olup olmadıklarını sorarsanız size omuz silkerler. Ama onlara mantar soslu biftek verir ve sonra eski yaşamlarını dönmelerini sağlarsınız, sonsuza dek gurme yemeğini düşünürler. Bir seçenek olduğunu bilmiyorsanız onu özleyemezsiniz de."

"İnsanın kendini tanıyabilmesi için belki krizlerden geçmesi gerekiyordu; belki de yaşamdan ne istediğini anlaması için yaşamın sıkı bir darbesini yemesi kaçınılmazdı."

"İnsanın kendini kurtarmak için söylediği yalanlar vardır, bir de başkalarını kurtarmak için. Hangisi daha kötüdür? Gerçeği saklamak mı, yoksa birisinin iyiliği için onu çarpıtmak mı?"

"Bir yeri gerçek anlamda özlemen için belki orasını terk etmen gerekir; başlangıç noktasına ne kadar ait olduğunuzu anlamanız için belki çok uzun yolculuklar yapmanız gerekir."

"Hepimiz gerçekte yaşamı etkileyen unsurlar arasında kabul edildiğimizi bilmek isteriz. Başka birilerinin hayatının biz olmasak daha zengin ve daha iyi olmayacağını bilmek isteriz."

Kitap Tanıtımından:

Sürekli bir şeyler kırılır.
Bardaklar, tabaklar, verilen sözler, yürekler... Buzu kırabilirsiniz; dalgaları da; sessizlik bile bir anda paramparça olup dağılır. Zincirler kırılır; bağlılıklar, dostluklar, yeminler...

Kısacası yaşamdaki birçok şey kırılgandır.
En çok da yaşamın kendisine yönelik bağ...

Kırık dökük bir hayatın içinde osteogenesis imperfecta hastalığıyla dünyaya gelen bir bebek: Cam Çocuk Willow. Sayısız kırıkları sarmaya çalışan bir anne: Charlotte. Buz gibi görünümü altında parçalanan bir baba: Sean. Kardeşinin kırıkları altında ezilen bir diğer kız: Amelia. Ve Charlotte'nin biricik arkadaşı ve doktoru: Piper. Buzun üstünde gezinen bu karakterlerin etik ve kişisel karar­larla ilgili söyleyecek çok sözü olacak.

Jodi Picoult Cam Çocuk'ta bir kez daha edebi dehasıyla son derece kaygan bir zeminde önemli ve kışkırtıcı sorulara yanıt arıyor.

"Picoult kestirilemez bir ihtişamla yazıyor. "
Stephen King

"Picoult abartılması güç derecede iyi yazıyor. "
Financial Times

"Picoult sıcak konulara parmak basmakta üstatlaştı, hatta kahin seviyesine geldi. Bizi doğru ve yanlış üzerine düşünmeye zorlayışı karşısında afallamamak imkansız. "
The Washington Post

14 yorum:

  1. hepimiz aynı durumdayız canım , sonbaharla toparlanmayı umuyoruz ve fakat havalar aynı kanıda değil , ne güzel hikayedir bu ama ya , severek elim böğrümde okumuştum ben de :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. havalar soğuyunca az biraz toparlanıyor sanki okumam:) di mi yaa jodicim işi biliyor gerçekten:)

      Sil
  2. Geçenlerde alışveriş listemde Hikayeci'yi gördüm "sonraki siparişe kalsın" dedim ama şimdi de bu kitabı nasıl anlatmışsın derhal gidip ikisini de alasım geldi. Çok merak ediyorum nasıl kitaplarsa bu kadar etkilemiş. Bu kitabı da listeme ekliyorum. Okunacak ne çok kitap var ve ne az vakit deyip çekiliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. offf dilekcim offf o kadar çok kitap var ki okumak gereken:/ daha hızlı okuyabilsem ya da az uykuyla yetinebilsem keşke diyorum çoğu zaman:)

      Sil
  3. Bende aynı durumdayım sanırım :) Kitap okumak için kendimi zorlamam gerekiyor bu aralar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle dönemler kısa sürse keşke:) ama bazen uzadıkça uzuyor :/

      Sil
  4. Havalar az biraz normale dönmeye başlayınca ( buna şükür -,-) kendime geldim gibi bakalım ya nazar değmesin. Yazarın daha öncesinde Kız Kardeşim İçin kitabını okuyup beğenmiştim. Cam Çocuk da kitaplıkta okunmayı bekliyor ama onu okumaya daha hazır değilim sanırım. Belki kışa ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kız kardeşim için'in filmini izlediğimden aynı şevkle okuyamam diye almamıştım ama eminim filminden daha güzeldir kitabı:) ama evet bu kitaba başlamak için kendini hazırlamak lazım;)

      Sil
  5. Aynı okuyamama hali bende de var. Ve kırmaya çalışıyorum bu uyuşukluğu.

    Kitabın konusu hoşuma gitti, en kısa zamanda inceleyeceğim.
    Teşekkürler tavsiyen için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rica ederim, umarım beğenirsin, sevgiler...:)

      Sil
  6. Ben ağustos itibariyle biraz toparlandım sanırım:) bu kitabı okumadım ama Jodi Picault çok iyidir:) sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay ne güzel gül hanım,maşallah, benim fazla uzadı o sürecim:/ picoult çok güzel okutuyor ama, durgun dönemlerde okumalık tam:) sevgiler:)

      Sil
  7. Ben yazarın kitaplarında ikinci plana düşen çocuklar için çok üzülüyorum :D Bu kitapta da Amelia için üzülmüştüm, anne figürleri de genelde beni kızdırıyor :D Kız Kardeşim İçin kitabında da aynı şeyleri hissetmiştim, bu kitapta da :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ikinci plandaki çocuk için de ayrı üzülüyor insan gerçekten...üzücü şeyler yazıyor ama iyi yazıyor valla jodicim:)

      Sil