30 Ekim 2014 Perşembe

KUZULARIN SESSİZLİĞİ- Thomas Harris






Kuzuların Sessizliği filmini 2 veya 3 defa izledim yanlış hatırlamıyorsam. Peki filmini bu kadar çok izlediğim bir kitabı okumak sıkıcı geldi mi? Tabi ki hayır!

Aslında filmini izlediğim kitaplara karşı bir ön yargım vardır, filmini izlediysem kitaptan zevk almayacağımı düşünürüm. Bu yüzden filmi görmeden önce kitabı okumaya çalışırım.  Bunu da arkadaşımın ısrarları sonucunda okumaya karar vermiştim, iyi ki de okumuşum:) 

Hatta okudukça filmden sahneler de gözümün önüne geldi ve "ne filmdi beee" diyip durdum:) İnsan bir seri katile aşık olabilir mi? Ben Anthony Hopkins'e aşık olmuştum; gerçi Hopkins'in o zamanki sevgilisi Martha Stewart filmi izleyince Hannibal Lecter karakterinden etkilenerek Hopkins'den ayrılmış ama neyse... 

Akademi tarihinde Big Five olarak adlandırılan en iyi film, en iyi aktör, en iyi aktrist, en iyi senaryo, en iyi yönetmen ödüllerinin hepsini birden kazanan üç filmden biriymiş Kuzuların Sessizliği. (Diğer ikisi de Bir Gecede Oldu (It Happened One Night) ve Guguk Kuşu (One Flew Over The Cuckoo's Nest) filmleriymiş.)
Anthony Hopkins filmde 16-17 dk. görünmesine rağmen ödülü almayı başarmış. Tekrar izleyesim geldi filmi valla:) 

Film mi kitap mı derseniz ilk defa kararsız kaldım, ikisi de çok başarılı. Gerilim seviyorsanız kaçırmayın derim.


Kitap Tanıtımından:

Buffalo Bill lakabıyla tanınan bir seri katil, bazı kadınların peşine düşmektedir. Katilin belli bir amacı vardır ama cesetler farklı eyaletlerde bulunduğu için kimse bunu kavrayamaz. FBI Akademisi'nde genç bir stajyer öğrenci olan Clarice Starling, büronun davranış bilimleri bölümünden Jack Crawford tarafından çağırılınca şaşırmıştır. Görevi, çok zeki bir psikiyatr ve korkunç bir katil olan, Baltimore Akıl Hastanesi'nde tutularak kriminal cinnet açısından yakından izlenen Dr. Hannibal Lecter ile görüşmektir. Lecter'ın, katillerin zihin yapısıyla ilgili öngörülerinin, Buffalo Bill'in izinin sürülmesine ve adamın yakalanmasına yardım edebileceği düşünülmektedir. 


Zeki ve çekici bir kadın olan Starling, kendini Lecter gibi keskin zekâlı biriyle garip ve yoğun bir ilişki içinde bulunca sarsılır. Adamın, Buffalo Bill ve genç kadının kendisi hakkındaki şifreli ipuçları; Starling'i tüm okurların tüyler ürpertici ve son derece sürükleyici bulacağı bir araştırmaya sürükler. Büyük bir yaratıcılık ve ustalıkla kaleme alınmış olan Kuzuların Sessizliği romanı bir gerilim klasiğidir.

4 yorum:

  1. Bende tam tersi olur.. eğer kitabı olduğunu biliyorsam filmini hiç izlemem... ama bilmeden izlemişsem eğer, o zaman mutlaka kitabını okumak isterim çoğu zamanda okurum zaten... bana göre her zaman kitap daha iyidir zira...bunca sözden sonra kuzuların sessizliğine gelirsek ben kitabı olduğunu bilmiyordum, zamanında filmini izlemiştim ve bana fazlasıyla yetti, kendi adıma daha fazla gerilemeyeceğim..

    YanıtlayınSil
  2. ben hevesimi kaybediyorum sanırım, filmi yeni izlediysem beklemem lazım biraz kitabı okumak için. ben de her zaman kitapların daha iyi olduğunu düşünürdüm, bu istisna oldu benim için. film büyük ölçüde kitaba bağlı kalınarak çekilmiş, oyuncuların da karakterlerin ruh halini gayet iyi yansıttığını düşünüyorum.ama evet fazlasıyla gerilim mevcut:)

    YanıtlayınSil
  3. ben filmini izleyip kitabını öyle okumayı daha keyifli buluyorum , böylece nerelerini atlamışlar , hangi önemli detayı es geçmişler daha iyi farkına varıyorum , önce kitabı okuduğumda hep filmler eksik geliyor :) önce film sonra kitap tamamlayıcı görevi görüyor sanki :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. hmmm böyle düşünmemiştim hiç, bir dahaki sefere filmden sonra kitabı okumak zorunda kalırsam motivasyon unsurum bu olabilir:)

      Sil