25 Ağustos 2017 Cuma

SURNAME - Aziz Nesin



196 sayfa
Nesin Yayınevi
Roman
1. Basım: 1976
15. Basım: Mayıs 2015

Ortaokul zamanında il halk kütüphanesinde bulunan tüm Nesin kitaplarını okumuştum.

Tabi üzerinden çok zaman geçti hangi kitapları okuduğumu tam olarak hatırlayamıyorum ama Surname'yi okusaydım kesinlikle hatırlardım...

Nesin kitaplarının kendine has mizahı bu kitapta da mevcut ama hüzünlü tarafı daha ağır basıyor Surname'de...

Bu hüzün bana o yaşlarda ağır gelirdi, izi silinmezdi diye düşündüğümden kesinlikle hatırlardım diyorum.

Surname nedir diye sorarsanız ki ben bilmiyordum Osmanlı döneminde düğün dernek gibi sevinçli olaylar nedeniyle yapılan şenlikleri, şölenleri anlatan yapıtlarmış efendim..

Aziz Nesin de bize Cumhuriyet döneminin ilk Surnamesini yazmış ama bu surname bildiğimiz türden sevinçli bir şenliği tasvir etmemekte...

Berber Hayri adında bir gencin, şenlik havasında gerçekleşecek idamını ve bu idama giden yolda yaşananları anlatmakta.

Berber Hayri, "6 yaşındaki bir oğlanın ırzına geçmeye teşebbüs edip oğlanı boğarak öldüren bir ırz düşmanı" sıfatına sahip olsa da buz dağının arkası hiç de göründüğü gibi değildir.

Hapishaneye düşmeden ve düştükten sonra yaşadıklarıyla Hayri, bir değişimden geçmiştir. Yazar bize bunu usul usul, inceden inceye anlatır...

Hayat kimilerine adil değildir...

Altı Çizilenler:

"İnsan koskocaman bir canlı çöplüktür ki, insan denilen bu çöplüğün herhangi bir çöplükten ayrımı, en pis, en iğrenç olanının içinde bile, ama içinin ta bilinmeyen bir yerinde, dünyalar değerinde, değer biçilmez değerde bir cevherin, insanlık cevheri olan cevherin bulunmasıdır. Kimi mutlu insanların bu cevheri dışta kaldığından ya da kolayca dışa vurduğundan yada olanakları bulunduğu için aranıp dışa çıkarıldığından, onlar pırıl pırıl parlar; ama kimilerinin cevheri öyle derinde, derinin de derininde bir yerdedir ki, kimse de çıkarılmasına yardım etmediğinden, onlar da cevherleri hiç ışımadan, hiç parlamadan, cevherleriyle birlikte ölürler."


Kitap Tanıtımından:

Bilindiği üzre Sumâme, Osmanlılar çağında, evlenme, düğün-demek, sünnet gibi sevinçli olaylar dolayısıyla, halkın da katılmasıyla yapılan ve bikaç gün süren zengin şölenleri, renkli törenleri, büyük eğlenceleri, olağanüstü gösterileri, bütün bu şenlikleri betimleyip anlatan kitaplara denilir. Yani Sumâme, kısacası düğün kitabı demektir. Kolayca anlaşılmaktadır ki, bu düğünler, başlık parası veremeyip yavuklusunu kaçırdığı için dama düşenlerin değil, sultanların, şehzadelerin düğünleridir.

Cumhuriyet döneminde, Osmanlı İmparatorluğu çağındaki bu şenliklere taş çıkartan, kırk gün kırk gece süren ve Hüseyin Baykara eğlenceleri örneği öyle düğünler dernekler, döner siteyşınlı nişanlar, görülmemiş şölenler, duyulmamış törenler, içkili fıskili açılışlar, türlü bin türlü şenlikler yapılmışsa da, ne yazık ki bütün bunları anlatan bir Cumhuriyet Surnâmesi bugüne dek yazılmamıştır

1 yorum:

  1. Aziz Nesin'in kalemini seviyorum. Çok az kitabını okudum. Daha okunacak çok kitabı var diye seviniyorum :-)

    YanıtlayınSil