14 Şubat 2015 Cumartesi

KİRPİNİN ZARAFETİ- Muriel Barbery


Kırmızı Kedi Yayınları
300 sayfa
Çeviri: Işıl Ergüden


Bu kitabı listeme eklediğimde piyasada yoktu, sahafa gittiğimde almak üzere not etmiştim ama İdefix'in 2014 sonundaki sanal kitap fuarında, Kırmızı Kedi Yayınları'nca basıldığını görünce hemen aldım.

Renee, 54 yaşında, Paris'te zenginlerin oturduğu bir apartmanda kapıcılık yapan ancak normal kapıcılara benzemeyen, zeki, entelektüel, öğrenmeye karşı sonsuz bir açlık taşıyan bir kadındır. Ancak bu özelliklerini herkesten büyük bir özenle saklar; çünkü sıradan olmak daha doğrusu sıradan görünmek,  kimse tarafından rahatsız edilmemenin ön koşuludur.

6 Şubat 2015 Cuma

Film: KAYIP KIZ- Gone Girl


Yönetmen: David Fincher
2014 ABD yapımı
145 dk.
Gerilim

Kayıp Kız romanını halihazırda okumuşken azmettim, filmini de seyrettim sonunda:)

4 Şubat 2015 Çarşamba

Film: Her Çocuk Özeldir- Taare Zameen Par


Yönetmen: Aamir Khan
2007 Hint yapımı
Dram 
165 dakika

Aslında niyetim Kayıp Kız'ı izlemekti. Hazır da kitabı okumuşum, ayrıntıları unutmadan bir izleyeyim dedim ama alt yazılı bulamayınca ki dublajlı izlemeyi hiç sevmem, Her Çocuk Özeldir'i izleyeyim madem dedim.

3 Şubat 2015 Salı

KAYIP KIZ- Gillian Flynn



Artemis Yayınları
594 sayfa
Çeviri: Uğur Mehter
1. Basım: Mayıs 2013

Psikolog anne ve babası tarafından, çocuklara yönelik yazılmış İnanılmaz Amy kitaplarının ilham kaynağı olan Amy, ailesinin serveti dolayısıyla ortalamanın üstünde bir yaşam sürmekte ve bir dergi için kişilik testleri metin yazarlığı yapmaktadır.

2 Şubat 2015 Pazartesi

Film: Tez-Thesis

Tez : Afis

Yönetmen: Alejandro Amenabar
1996 İspanya yapımı
125 dk.
Gerilim

Angela, sinema TV bölümünde okumakta ve "işitsel ve görsel medyada şiddet" konulu bir tez yazmaktadır.
Tez konusuyla alakalı olarak, danışmanı olan profesörden,  okulun arşivinde bulunan ve televizyonlarda yer almamış şiddet içerikli videolar bulması konusunda yardım ister.


Tez Resimleri

Bu arada elinde şiddet içerikli videolar olduğunu duyduğu okul arkadaşı Chema'dan da yardım ister. Profesör bir video bulmuştur ama "snuff film" olarak tabir edilen ve bir genç kıza işkence edilerek öldürülmesinin kaydedildiği bir videodur bu. Filmde öldürülen kız ise aynı okulda okumakta iken 2 sene önce ortadan kaybolan Vanessa'dır.

Tez : photo Alejandro Amenábar, Ana Torrent, Eduardo Noriega

Ve başlar bir kaçma kovalamaca...Katil kim, son 10 dkya kadar (yani katil kabak gibi ortaya çıkıncaya kadar:)) tahmin edemedim. "Evet bu! Hayır hayır bu olamaz ama ya buysa" diye sürekli gelgitler yaşadım. Velhasıl kelam kaliteli bir gerilim filmiydi! Gerilim seviyorsanız kaçırmayınız efendim:)

Yönetmenimiz tanıdık, daha önce Agora isimli filmini seyretmiştim. Agora'da, yaşanılan şiddeti, baskıyı kanlı sahneler olmadan sergilemeyi başarmıştı yönetmen. Aynı şey bu filmi için de geçerli! Öyle mide, bağırsak dışarda kanlı sahneler yok zira öylesi pek hoş olmuyor tabi:) Bir de sanki kanlı sahnelerle herkes gerilim filmi yapar gibi geliyor bana (nasıl da küçümsedim yalnız!:)), önemli olan kan revan görüntüler olmadan, zekice bir kurguyla seyirciyi gerebilmek diye düşünüyorum.

Bu arada Tez, yönetmenimizin ilk filmi olup 24 yaşındayken çektiği bu filmle 1997 Goya Film Ödülü'nü almış. 




Görseller www.sinemalar.com ile www.beyazperde.com dan alınmıştır.

29 Ocak 2015 Perşembe

Kitaplı Mim:)




Sevgili Guguklu Saatten Ninniler mimlemiş beni:) Çok çok teşekkür ediyorum kendisine ve sorulara geçiyorum efenim:)
1- Kitap okumak için evde belli bir yerin var mı?
Yok. Evin içinde neresi olursa okurum esasında hatta benim bebeler kendi başlarına sessiz sessiz oynarken canım pek bi çekiyor "aaayyyy 2 sayfa okuyabilir miyim ki acep?" diyorum ve kitabımı elime alıyorum. Benim bebelerin de "annemiz eline kitap aldı" düğmesi var sanki, anında tepemde bitiyor sıpalar. Velhasıl kelam sonuç hep hüsran oluyor... Ama bebeler uyuyup da evin işleri bitince var yaaaa evde yalnız kalan ergen tipler gibi öyle bir sevinç taşıyor ki içimden... Anlatılmaz yaşanır o dakikalar:))

2- Ayraç mı yoksa rastgele bir kâğıt parçası mı?
AAAA kesinlikle ayraç:) Hatta kendi yaptığım ayraçları kullanmayı daha çok seviyorum. Şuradakiler gibi:) Ya o değil de ben burdaki ayraçlarımın çoğunu kaybettim böhüüü:( Taşınma telaşında kayboldu, yer yarıldı içine girdi sanki! Gerçi benim kızı, ayraçlarımı arkadaşlarına hediye ederken yakalamıştım o taşınma telaşında. Anında müdahale ettim, çocuklara hazır ayraçlardan verdim ama benimki bi yolunu bulup gene hediye etmeyi başardı galiba!:)


3- Kitap okumayı belirli bir zamanda mı durdurursun yoksa belirli bir bölümde ya da bölüm başında mı durdurursun?

Beni genelde bebeler durduruyo:) Biri ağlar onu yatırdım derken diğeri kalkar... Bana kalsa bölüm sonunu beklerim ama:)

4- Okurken yemek yemek mi bir şeyler içmek mi?

Okurken yemek yiyemem, kesin dökerim:) Ama nescafe, çay, bitki çayı içmeye bayılırım:)

5- Kitap okurken televizyon seyretmek mi müzik dinlemek mi?

TV aklımı çok çeliyor benim, TV açıkken kitap okuyamam ama müzik olabilir:)


6- Tek seferde bir kitap mı yoksa birden fazla kitap mı?
Genelde tek seferde bir kitap okurum ama kitap çok kalınsa araya kısa bir kitap daha atabilirim.

7- Okurken evde mi yoksa her yerde mi okumayı tercih edersin?
Evi tercih ederim ama yanımda kitap taşırım genellikle, olur ya bi fırsat çıkar da iki satır bi şey okuyabilirim diye:) Hatta yanıma kitap alıp çocuğun bezini unutmuşluğum vardır:)

8- Kitabın, kafanın içinde yüksek sesle okunması mı yoksa sessizce okunması mı?
Genelde sessizce ama anlam yoğunluğu yüksek kitaplarda kafamın içindeki ses yükselir, ağzım da oynar, olmadı bildiğin sesli sesli okurum cümleyi:)


9- Önündeki sayfaları okur musun yoksa sayfaları atlar mısın?

Oyyy ne kadar sıkıcı olursa olsun sayfa atlayamıyom ben yaaa çok vicdan azabı çekerim sonra!

10- Ciltli kitap mı karton kitap mı?
Ciltli hem daha dayanıklı hem de daha güzel duruyor tabi ama genelde karton kapak tercih ediyorum aradaki farkı da başka kitaba yatırıyorum:)


11- Kitap yazıyor musun?
Ah keşke öyle bir yeteneğim olsaydı...

Ay pek güzel bir mimdi:) Ben yaparken çok eğlendim:) Oyyy ama birilerini mimleme kısmı çok zor:( Bu yazıyı okuyup da yanıtlamak isteyen herkese gelsin efendim:)

24 Ocak 2015 Cumartesi

Kitaplık Manzaraları

Sevgili Guguklu Saatten Ninniler şuradaki yazısında "Artık her kim bu yazıyı okuyorsa, kitaplığından bir dal resim alıyorum ona göre..." demiş. Bana da bu yazıyı yazmak düştü:)
İşte benim vitrinden bozma kitaplıklarım...


Aslında hiç bir zaman aman vitrinim olsun da bardaklarımı dizeyim, biblolarımı koyayım, dantellerimi sarkıtayım gibi fantezilerim olmadı. Hatta napiim vitrini diyordum, büyük konuşmamak lazımmış!:)



Efendim düğüne az kalmış, ben başka bir şehirde çalışıyorum o vakit, bi hafta sonuna gelebiliyorum Ankara'ya...Siteler kazan biz kepçe dolanıp duruyoruz o soğukta! Arayınca bulamazsın ya "cık" beğenmiyorum hiç bi şeyi... Artık bi oturma grubunu yemek masasıyla beraber beğenmişim hadi bu olsun bari diyerekten. Satıcı demez mi "yok bunun vitrini de var", "e biz ayrı alalım, siz fiyattan düşün?"
Olurdu olmazdı adam bi türlü ikna olmadı, bir de baktım "eeeeeee madem fiyattan düşmüyosun sar o zaman bunları da evladım" moduna girivermişim ve biz oturma grubunu, yemek masasını, üstelik biri büyük biri küçük olmak üzere 2 vitrini alıvermişiz!? Aklımca kar ettiğimi sanıyorum, tabi o zamanlar bu eşyaları özellikle de vitrinleri eve sığdırmak için nasıl yırtınacağımdan haberim yok!:) Bir de evleneceklere önemle duyurulur efendim, hangar gibi yerde görüp, beğenip, aldığınız eşyalar, insani boyutlardaki evinizde çok yer kaplıyor haberiniz ola!:) Bana o zamanlar bunu diyen biri olaymış iyiymiş:)

Neyse efendim aldık biz vitrinleri, hadi güç bela eve de sığdırdık ama hiç bir zaman vitrin hayali kurmamış olan ben tabi ki de vitrinin içini dolduracak eşyalara sahip değilim. Aylarca boş boş durdu o vitrinler, sonra iki ıncık cıncık aldım ama yok, olmadı, e insanda bir vitrin kültürü olması lazım ki yakıştırsın! Sonra dedim ki "madem kitaplığa sığmıyorum, e vitrinleri kitaplık yapiim ben de o vakit" dedim ve yaptım!:)



Ama yine sığmıyorum bunlara da...Zira mobilyaların kitap koyulabilecek oyuklarını da kitapla doldurduktan sonra depoya da 2 koli kitap indirdim. Bir de oturma odasında bir kitaplık var ama o pek karışık, ıvır zıvırı da çok. Düzenlemeye üşendiğimden onun fotosunu çekmedim.

Şimdilerde aklımda güzel bir kitaplık yaptırmak var ama yine gaza gelip saçma işlere girişirim diye korkmuyor da değilim hani:))