29 Ekim 2015 Perşembe

GÜNÜBİRLİK HAYATLAR- Irvin Yalom



203 sayfa
Pegasus Yayınları
Çeviri:Elif Okan Gezmiş

Irvin Yalom'u Nietzche Ağladığında romanıyla tanımıştım, tek kelimeyle muhteşemdi! 

Elimde okunmayı bekleyen bir sürü kitap olduğundan iyi bir kampanya olmadıkça kitap almıyorum ama babil.com da bu kitap %51 indirimli olunca "gün bugündür" dedim ve kargo bedavaya gelecek şekilde başka indirimli ürünler de ekleyerek "bu kaçıncı tava gelişim acaba?" düşünceleri eşliğinde alışverişimi tamamladım. 

"Siparişi onayla"ya basana kadar sürekli bir gel git yaşıyorum, "Alllllaaaaaaaaam daha okunacak bir sürü kitap duruyo, neyime şimdi bu benim, alışverişkolikliğe mi girer acaba bu durum? Aman canıım içkim, sigaram, kumarım yok, para harcamak için bundan güzel sebep mi olur? Hem canımın hangi kitabı çekeceği belli olmuyor ki, bulunsun işte elimin altında, sonra pahalı pahalı mı aliim yani?" diyerek siparişimi tamamlıyorum:) Ama kargo geldiğinde ve ben o kargoyu açtığımda yaşadığım mutluluk ömür uzatan cinsinden:)

Neyse ne diyordum? Hah bu kitabı da bu gel gitler neticesinde aldım, aslında çok okunan kitapları hemen okuyamıyorum bir zaman sonra okumak geçiyor içimden ama buna niyeyse hemen başladım.

Kitapta, hepsi de ölümle yüzleşme, ölümü kabullenme temalı, toplam 10 psikoterapi hikayesi var. Ve hikayelerin büyük bir bölümünde kanser öğesi var, ya hasta kanser ya da hastanın yakını...

Laylaylom yaşayıp gidiyordum, duvara toslamış gibi oldum, müthiş bir aydınlanma yaşadım diyemeyeceğim zira ölümü düşünmediğim gün var mı? Sanmıyorum. Hayır korkmayın depresyonda falan değilim:) Sadece ölüm gerçeğiyle yıllar önce tanıştım... Masal gibi değildi, hiç olmayacakmış gibi değildi... Oluyordu ve acıtıyordu, nefes aldırmıyordu...Tabi bu hisler geride kalanlar içindi, peki ya giden? Ya hazırlıksız yakalanırsam duygusu içime yerleşti, her şey bir anda da olabilirdi, zaman da alabilirdi...

 O sebepten her gün vicdan muhasebesi yapıyorum, ölümü düşünüyorum ve Allah'a mahcup olmaktan korkuyorum...

Yoksa intihar eğilimli falan değilim:)

Kitapta dikkatimi çeken bir husus da hemen hemen öykülerin hepsinde "saatime baktım, saatine baktı, zamanımız dolmak üzereydi" tarzında cümleler... Ay güzel güzel anlatırken ben diyemezdim valla "hadi saatimiz doldu" diye!:) Muhtemelen benim seanslar dök içini rahatla modunda geçerdi:)

Uzun lafın kısası, ölüm gerçeğiyle yüzleşme fikrine aşina olduğumdan mı, Yalom'dan daha yüksek bir beklentim olduğundan mı bilmiyorum ama derinden etkilenmedim kitaptan. Ölüm temalı olduğundan az biraz kasvetli olsa da kolay okunan bir kitap ama.

Altı Çizilenler:

"Öylece dolanıp duran, kendine bir günah arayan suçluluk...İşte ben buyum"

"Hayat geçici. Her zaman, herkes için. Ölümü bedenlerimizde taşıyoruz. Ama bunu hissetmek, belli bir ismi olan belli bir ölümü hissetmek çok daha farklı bir durum."

"Her insan kendisini diğer insanlardan daha çok sevdiği halde neden kendi fikrine diğer insanlarınkinden daha az önem verir?"

"Her biri, bir süre sonra işe yaramamaya başlıyor. Gücünü kaybediyor. Düşünceler de tıpkı kanser ilaçları gibi. Tek istisna, düşüncelerin daha dayanıklı olması. Yıpranıyorlar, bir süre dinlenmek için kenara çekiliyorlar ama sonra güçlerini toplamış bir halde geri dönüyorlar. Bir yandan da daha iyi ve güçlü düşünceler gelmeye devam ediyor."


Kitap Tanıtımından:

Roma İmparatoru ve filozof Marcus Aurelius, "Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok," diye yazmış. İşte ünlü psikiyatr Irvin Yalom da bu sonsuz varoluşun küçük bir parçasını işgal eden günübirlik hayatları, yani bizi yazıyor…

Yalom yıllarca üzerinde çalıştığı bu kısa hikâyelerde hastalarının mücadelelerini konu ettiği kadar kendi sarsıntılarını da anlatıyor ve iki önemli sorunun üzerine gidiyor: Kısa da olsa nasıl anlamlı bir yaşam sürüp her günün tadına varabiliriz? Ve kaçınılmaz son olan ölüm gerçekten ne ifade ediyor? 

Öfke sorunu yaşayan bir kadın, her istediğine sahip ancak bir türlü mutlu olmayı bilmeyen bir iş adamı, insanın bu dünyadaki konumu üzerine düşünen ve bir yandan da kendi acısıyla başa çıkmaya çalışan yeni mezun bir psikolog… Irvin Yalom'un gerçek psikoterapi seanslarından derlediği bu hikâyeler, zorlukları ve tatlı anlarıyla yaşamı bir bütün olarak kabullenmeyi öğretirken aynı sayfaya her baktığınızda farklı şeyler görebileceğiniz bir başucu kitabı olduğunu kanıtlıyor.

"Hepimiz bu hayatta bizi anlayacak birilerine ihtiyaç duyuyoruz, ancak öncesinde farkına varmamız gereken birçok şey var. Günübirlik Hayatlar kendimizi, insanları ve dünyayı anlamamız için bize lekesiz bir ayna tutuyor."
-George Vaillant, Harvard Üniversitesi Psikiyatri Profesörü-

"Bu kitabı okumak, kendi zihninizi önünüze koyup sayfalarını çevirmek gibi… En derinlerde sakladığımız soruları öyle delici bir güçle bulup çıkarıyor ki!" 
-Steven Pinker, Psikolog ve Yazar-

"İnsan olmanın ne anlama geldiği sorusuna ışık tutan, maddi ve manevi güçlüklerle dolu bu yolda bize ihtiyaç duyduğumuz yardım elini uzatan hikâyeler…" 
-Daniel Menaker, Yazar-

"Bilge bir terapistin kaleminden çıkan dokunaklı ve hepimizi ilgilendiren gerçek deneyimler… Irvin Yalom'dan öğrenecek çok şey var."
- Abraham Verghese, Tıp Doktoru-

"Irvin Yalom'a hayran olmamak elde değil. İnsanlığın kederini ve neşesini usta bir romancı gibi işlerken hayatlarımızdaki küçük detayların önemini fark etmemizi sağlıyor."
-Jay Parini, Yazar ve Akademisyen-

11 yorum:

  1. Yalom'u çok severim... roman olan eserlerinin hepsini okudum ve tamamı mükemmeldi... bu kitabı da öyküye benzettiğim için almamıştım, ama aklımda da kalmıştı... yorumunuzdan sonra acaba okusa mıydım? diye düşünmeyeceğim benim için çok faydalı oldu:) teşekkürler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. yardımcı olabildiğime sevindim Gül Hanım:) Nietzche Ağladığında'dan sonra çok yavan kaldı gerçekten:/
      ben teşekkür ederim yorumunuz için, sevgiler...

      Sil
  2. Yeni kitap alma konusunda ben de kendime engel olamıyorum:) Bu yazarı hiç denemedim.Aklımda olsun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) çelik gibi bir irade gerekiyor sanırım onun için:) aman zaafımız kitaplar olsun napalım:) Nietzche Ağladığında'yı mutlaka okuyun derim, çok çok çok güzel bir kitaptı !:)

      Sil
  3. Kitabı alırken yaşadığın gelgitte resmen kendimi gördüm :) Ben de ölüm hakkında okumayı çok seviyorum desem fazla mı tuhaf kaçar acaba ? :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) yalnız olmadığıma seviniyorum böyle yorumlar gelince:)
      karanlık ve hayatı 2. plana atan bir hal almadıktan sonra bence hiç de tuhaf değil:) hatta insanın kendine çeki düzen vermesine yardımcı bile oluyor bence:)

      Sil
  4. Aynen ya, kargo geldiğindeki o mutluluk... <3
    Yalom da okunur sahi...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ömür uzatıyo vallahi o mutluluk!:)
      aslında bu kitabı, yazarın diğer psikoterapik öykü kitaplarıyla kıyaslamak daha doğru olur sanırım ama romandaki yüksek performans beklentisiyle okuyunca biraz hayal kırıklığı oluyor.

      Sil
  5. ama adam ne yapsın Nietzche Ağladığında diye bir kitap yazdı diye hepsi onun kadar mükemmel olacak diye bir kaide mi var :))
    Bu adamın çok sayıda kitabı var elimde, bunu da okudum sanırım. birkaç kitabı var birbirine benziyor :) "annem ve hayatın anlamı" kitabını bitirememiştim sıkıcı geldi.. onun dışında zekasına hayranım. "Varoluşçu Psikoterapi"yi çok merak ederek almıştım yıllardır bi el atamadım. Kitaplığımda onu gördükçe utanıyorum :P
    "Nietzche Ağladığında" hakkkatten ne güzel bir kitaptı yaa. herhalde Irvin Yalom 5 seans terapi yapsa bu kadar iyi gelmezdi bana :)
    kitapların iyileştirici gücü işte..
    çok güzel kitaplar/yazarlar seçiyorsunuz gerçekten :)
    Ayşe

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. adamcağız beklentileri yükseltti malesef:) sınavdan 90 almış çocuğa velisinin "niye 100 alamadın demesi" gibi bizimki:)
      bu kitapta da tema aynı olunca, bir süre sonra hikayenin gidişatını tahmin edip heyecanı yitirme durumu oldu bende:/ bilmiyorum belki çeşitli psikoterapik vakaları biraraya getirse daha mı sürükleyici olurdu ki?!
      elimde spinoza problemi var, güzel bir indirime denk gelirsem hedefimde divan'ı da almak var:) kitaplığıma baktıkça benim de utandığım çok sayıda kitap var:/ yalnız değilsiniz:)
      kesinlikle katılıyorum, kitapların iyileştirici gücü muhteşem, büyü gibi sanki!:)
      çok teşekkür ederim, beğenmenize sevindim:)
      sevgiler...

      Sil
  6. Bloğunuzu yeni keşfettim. Irvin Yalom'un kitap yorumunu görünce ve yazar da en sevdiğim yazarlar arasında olunca size bir kitabını tavsiye etmeden geçmek istemedim. Spinoza Problemini okumanızı şiddetle tavsiye ederim.Eminim ki çok beğeneceksiniz.

    Sevgiler

    Selay Geyik

    YanıtlayınSil