8 Aralık 2015 Salı

HAYAL MEYAL- Tarık Tufan





128 sayfa
Profil Yayıncılık
10. Baskı:Kasım 2015

Yıl bitmeden, ha bi gayret açıklarımı kapamaya çalışıyorum!:) Henüz yılbaşında belirlediğim mütevazi hedefime ulaşamadım, her sene bir umut bu sefer hedefi geçeceğim diyorum ama cık olmuyor:/ Kitap sayısı hedefinden başka yeni yazarlarla tanışma, kült eserler okuma gibi hedefler de belirledim!:) Tarık Tufan da hedef kapsamındaydı. Evet, Tarık Tufan daha okumamıştım ama artık okudum!:)

Kitap 3 ana bölümden oluşuyor, bunların altında da kısa kısa yazılmış bölümler var ve her bölümün başlangıcında (tanıtım yazısındaki gibi) çok hoş yazılar var...


Kitap, kahramanımızın kanser olduğunu öğrenmesiyle başlıyor. Henüz 34 yaşındadır ve bu gerçeği kabullenmesi oldukça zor olur, gel-gitler yaşar, gerçeğiyle yüzleşmeye çalışır, bundan sonra yapacaklarına ilişkin planlar geliştirir ve birden kendini geçmişi düşünürken bulur. Ailesinin yanına, çocukluğunun, gençliğinin geçtiği mahalleye yeniden taşınmaya karar verir. Tabi bu arada mahalleden mecburi nedenlerle ayrılış hikayesini de bizlerle paylaşır. 

İkinci bölüm ise kahramanımızın mahalleye yeniden dönüşüyle başlıyor. Mahalleye döner dönmez hemen huzur bulduğu Nefes Saatçisi'ne uğruyor. Dükkanın sahibi Nurettin Efendi,  yıllar önce eşi ve kayınvalidesiyle mahalleyi kimselere haber vermeksizin terk etmiş ama bir müddet sonra tek başına, yine kimselere bir açıklama yapmaksızın dönmüştür ve bu dükkanı açmıştır. Bir saat hariç dükkanındaki bütün saatler 18:10'u göstermektedir. Onun hikayesini de merak ettiniz değil mi?:) Yazar bizi merakta bırakmıyor neyseki;)

Valla ne yalan söyleyeyim Nurettin Amca'yla (hatta dikkat ettiyseniz "Efendi" bile demiyorum öyle kanım kaynadı kendisine!:)) ben de oturup çay içmek, sohbet etmek istedim bu bölümde. 

Son bölümü anlatmıyorum affınıza sığınarak:) Zira son bölüm kısacık ve bütün taşlar yerine oturuyor;)

Yazarın üslubunu, anlatımını çok sevdim!:) Betimlemeler öyle güzel ki! Tam da benim düşündüğümü, hissettiğimi anlatmış ama ben neden böyle güzel anlatamıyorum diye sinir olabilirsiniz uyarayım, zira ben pek sinir oldum!:)

Üst üste aynı yazardan kitap okumam genellikle ama bu kitap bittikten sonra "başka bir kitabına mı başlasam acaba" dedim. Evet, elimin altında halihazırda 4 Tarık Tufan kitabı daha var:) Yazarın 1 kitabı hariç bütün kitaplarını almıştım, o almadığım kitabı da gözümden kaçmış o sebepten almadım yani:) Ama tuttum kendimi, okumadım, hem malum başka hedeflere de ulaşmak lazım hem de sıkıldığım bir anda beni kurtaracak bir kitabın varlığını bilmek güzel:)

Altı Çizilenler:

"Gerçeklik ne kadar yalın yüzle karşımızda haykırırsa haykırsın, biz yine de kendi beklentilerimizin içten içe fısıldadığı yalanlara kulak kesiliyoruz. Yalanın yayılması nasıl da sinsidir Tanrım. Sizi ne zaman avuçlarına aldığını bilemezsiniz."

"Harfler amaçsızca kafamın içinde dönüyordu ve bir süre sonra anlamlı bir kelimeye, sese dönüşemeden can verip yığılıyorlardı. Cansız harflerin üst üste yığıldığı bir toplu mezar olmuştu zihnim. İnsanın söylemek istediklerini söyleyebilmesi nasıl da büyük bir nimetmiş meğer o zaman anladım."

"Gerçeği yaşamak, söylemek kadar kolay olmaz hiçbir zaman. Bizim dünyamızdaki bazı gerçekler yalnızca başkalarının yaşaması içindir. Genç ölünmesi gerekiyorsa, insan gençken de ölebiliyorsa, dışarılarda bir yerlerde genç yaşında ölecek birileri mutlaka vardır."

"Dönmeyi başarabilseniz de, oranın aslında bıraktınız yer olmadığını fark edersiniz. Ne geri döndüğünüz yer o eski yer, ne de geri dönen sizsinizdir."

"Kadınların sessizliği korkunçtur. Perdenin arkasında bazı gölgeleri seçebilirsiniz ama asla tam olarak ne olup bittiğini anlayamazsınız."

"Gitmeyi başaranlar inandırıcı insanlardır benim gözümde. İnsan bir kez gidebilmeyi başardıysa söylediklerini de başarabilme gücüne erişmiş demektir."

"Hayatım boyunca kendimle ilgili olarak uzun açıklamalara girmekten kaçındım. Yani duygularımı bütün açıklığıyla uzun uzun anlatmadım kimseye. Bunu yapmak doğru muydu bilemiyorum ama bu böyle sürdü. İstedim ki bana bu kadar yakın olan insanlar birkaç kelimeyle, birkaç cümleyle, bir bakışla, bir nefes alışımla anlasınlar neler olup bittiğini. Çünkü ben böyle anlayabiliyorum. Eğer sahiden birinin yakınında duruyorsam, bu kadarla da olsa farkına varabiliyorum olup bitenlerin. Yakınlarında olmanın hakkını veriyorum ve bunu onlardan da bekliyorum."

Kitap Tanıtımından:

Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.

Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş.

Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.

İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.

Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...

Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim.

Biliyor musun sonbahar gelince İstanbul susuyor bazen.

Bu şehir sustuğunda en çok martılar hüzünlenir.

14 yorum:

  1. bayıldım ya alıntılara falan. bir de o kadar güzel yorumlamışsın ki elimdeki bitince ben de Tarık Tufan mı okusam diye düşündüm doğrusu. bende sadece Şanzelize Düğün Salonu var şimdilik :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim! :) ya aslında bir sürü altı çizili yer vardı ama bunaltmayayım sizleri dedim:)

      Sil
  2. Hiç duymadığım, adını bile bilmediğim bir yazar, sayenizde öğrenmiş oldum :) hem kitap çok güzel görünüyor hem de siz mükemmel anlatmışsınız elinize sağlık:) son olarak öykü kitabı mı bu? sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim Gül Hanım:) roman olarak geçiyor ama kısacık 128 sayfa.
      sevgiler:)

      Sil
  3. ben de duymamışım sevincim ya , nerden şeyettin :D bu arada o mütevazi hedefi öğrenme şansım :D??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir arkadaşta gördüm ilk, sonra idefix, babilde falan da gözüme takıldı. internette de biraz yorum okuyunca "seviciiim zannımca ben bu adamı" dedim:)
      oyyyy sizin gibi üstatlarımızın yanında utanıyorum söylemeye hedefimi beeeeen!:P
      yine de merakta bırakmamak adına 35 diyorum utanaraktan:)

      Sil
    2. aman efem üstat falan olmuyor , kitapseveriz hepimiz :D 33 diyorsun ama 2 çocukla iyi rakam yaa , niye utanıyorsun , okumaya çalışanlar değil okumayanlar utansın :D bu arada başka posta da yorum yazdım ama gönderemedim , şimdi de hangisine yazdığımı bilmiyorum :D

      Sil
    3. ya her yıl başında "aman canııım okurum ne var" diyorum, söylerken kolay geliyo da icraate gelince ı-ıh olmuyor!:) 2 arttırıyorum 35 diyorum eylemim:) hatta kırdım galiba şeytanın bacağını 35. kitabı okuyorum şu an:)
      aaa benden kaynaklı bişiden mi gelmedi ki acep? bazen hatta sıklıkla bana da oluyo öyle. iki arada bir derede cepten okuyorum çoğunlukla ama laptoptan yorumları yazıyorum falan (antikayım sanırım acık:) akıllı telefona alışamamaktan hep bunlar:) tamam kurcalamaya da üşeniyor olabilirim telefonu:)) unutuyorum sonra da nereye yazdım nereye yazmadım:)

      Sil
  4. Henüz Tarık Tufan'ın kalemiyle tanışmadım ama duyduğum kadarıyla çok iyiymiş en kısa zamanda niyetliyim :) Hedefin neydi sahi? Ama normal bence o yoğunlukta hedeflediğin sayıya ulaşamaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. seversin bence sen de!:) eylemime de dediğim gibi valla utanıyom dilekim ama 35... bu sene gerçi biraz umutluyum yakalayacağım zannımca hedefi:) gerçi hile yaptım araya kısa kitaplar attım ama olsun:P

      Sil
  5. Elimdeki kitaplar bitince almalıyım bunu :) blogunuzu takibe aldım bende beklerim sevgiler:) http://betulunsirlari.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel bir dili var, umarım siz de beğenirsiniz:) geliyorum hemen:)

      Sil
  6. Şanzelize Düğün Salonu var bende

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dayanamadım, yeminimi bozdum:) dün bir kitabına daha başladım:) şanzelizeye de yakında başlarım bu gidişle:))

      Sil